“Armania Aslında Bir Aşk Hikayesi”

Piyasaya yeni çıkan Armania isimli romanın yazarı Burak Çiçek  ilk röportajını Skyreporter Dergisi’ne verdi:

Burak Çiçek: Aşkın varlığını, mahiyetini unutan insanoğluna bugünün dünyasında masalsı duyguların var olabileceğini anımsatıyor.

Yazmaya nasıl karar verdiniz?

Yazmak aslında insanın duygularını, düşüncelerini, hayat görüşünü dışa vurabileceği en temel araçtır. Ayrıca bir örtü, maskedir. Kendiniz olarak dışa vuramadığınız düşüncelerinizi, kalemi elinize aldığınızda kahramanınızın ağzından en yüksek sesle dile getirebilmenin verdiği özgürlüktür yazmak. İşte ben bu özgürlüğü, hayatları kurgulayabilme gücünü elde edebilmek için yazmaya başladım. Sürekli yazdım, yazdıkça kendimi daha özgür daha hafif adeta kuş gibi hissettim. Bu beni bir bakıma günlük yaşamdaki aksiliklere karşı motive etti… Ama asla bir yazar olma düşüncesiyle yola çıkmadım.

Okumak sizin için ne ifade ediyor?

Okumak benim için yazarların hayal dünyasına bir yolculuk, onların kurgularına misafir olmak demektir. Okumak için her zaman vakit bulurum. Okurken kitap ayrımı da yapmam, benim için kötü kitap yoktur, sadece kötü yorumlanmış kitap vardır.

Biraz kendinizden söz eder misiniz?

1981 yılınında istanbul’da doğdum, eğitim hayatıma; Lisede Turizm ve Otelcilik, üniversitede de önce pazarlama, daha sonrasında da işletme okuyarak devam ettim. Özel sektörde kurumsal firmalarda satış pazarlama yöneticiliği ve üst düzey yöneticilik görevlerinde bulundum. Halen bir gıda firmasının Genel Müdürlüğünü yapmaktayım. Mutlu bir evliliğim, Ayaz adında 11 yaşında bir oğlum var.

Armania isimli romanınız oldukça ilgi çekti. Gerek içerik gerek anlatım bakımından başarılı bulundu. Armania gerçekten ne tür bir roman?

Armenia aslında bir aşk hikayesi, aşkın varlığını, mahiyetini unutan insanoğluna bugünün dünyasında masalsı duyguların var olabileceğini anımsatıyor. Tabiki isminden de anlaşılacağı üzere 1915 olaylarından da bahsediliyor ve kitabın başrollerinde Ermeniler var. 1915 sancılı dönemleri başka bir bakış açısıyla tekrar değerlendirmemize de olanak sağlıyor. Ve ayrıca planlamasından, ideolojisine, doktrinine kadar macera dolu bir suikast romanıdır.

Romanın yazılması ne kadar zamanınızı aldı?

Bir romanı belki 1-2 yıl içinde yazarsınız ama bunu bir de yayın evine kabul ettirme süreci en az onu yazmak kadar zorludur. Ben Armania’yı yazmaya 2007 yılında başladım, son halini ortaya koymam 3 ayımı aldı. Ama okuyucuyla buluşan bu son hali 2011 yılına kadar uzanır ki, revizeler, düzeltmeler, tasnifler belli bir zaman aldı. Sonrasında yayınevleriyle görüşmeler, anlaşmazlıklar, sıraya koyulup basımını beklemeler derken, geçtiğimiz hafta kitap piyasaya çıktı. ‘Armania’ Ritim Sanat Yayınlarından basılarak okuyucunun beğenisine sunuldu.

Yeni roman için ne kadar beklememiz gerekiyor?

Bu sefer Armania kadar uzun süreceğini sanmıyorum. Üzerinde bir süredir çalıştığımı müthiş bir hikaye var. Belki bunun için birkaç aylığına yurt dışına, gitmem gerekecek…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir