Dönüşü olmayan bir noktaya doğru mu ilerliyoruz?

Daha önce pek de ciddiye almadığımız konuları tartışmaya başladık. Herkesin eve kapandığı, sanayinin çarklarının dönmediği, bacaların tütmediği, eksoz dumanlarının havaya karışmadığı günlerde, başta İstanbul olmak üzere nerdeyse bütün şehirlerimizde hava kalitesinin düzeldiği görüldü. Gemi trafiğinin durduğu günlerde, Boğazda yunusların adeta mutluluktan bayram ettiği  ana haberlere kadar yansıdı…

Covid19 bir yandan canımızı yakarken diğer taraftan sanki bir mesaj veriyordu; ‘Çevrenizi korumazsanız, iklim değişikliğine çare bulmazsanız, belki Covid19’dan yırtarsınız ama uzun vadede yegane mekanınız olan dünya hepinizin mezarı olur!’

İklim değişikliğine karşı en önemli silahın ‘Ormanlar’ olduğu çevre bilimciler tarafından açıklanmışken fırsatçılar için önemli olan tek şey, günü kurtarmak! WWF verilerine göre dünya çapında ormanların tahribatı ve orman ile toprak kalitesinin bozulması, yeryüzündeki toplam sera etkisinin yüzde 15’ine katkıda bulunuyor. (kaynak: DW)

Bir araştırmaya göre, 2019 yılında dünyada her 6 saniyede bir futbol sahası büyüklüğünde bakir ormanın yok olduğu tespit edildi. Dünya Kaynakları Enstitüsü (WRI) tarafından yapılan çalışmada, 2019 yılında 11,9 milyon hektar tropik ormanlık alandaki ağaçların kesilerek veya yakılarak yok olduğunu ortaya koydu. Yok olan ormanlık alanın yaklaşık 3,8 milyon hektarını da biyolojik çeşitlilik için büyük önem taşıyan el değmemiş ormanların oluşturduğu belirtildi. Açıklamada, her 6 saniyede bir futbol sahası büyüklüğünde balta girmemiş ormanın yok olduğuna dikkat çekildi. Haber DW’de yer aldı.  Oysa onlara o kadar ihtiyacımız var ki…

Bir başka araştırma ise oldukça üzücü. “korona ayı” diye nitelenen Mart 2020’de 18 ülkede tropikal orman alanları 6 bin 500 kilometrekare azaldı. Yani kontrollerin azaldığı hatta hiç olmadığı insanların evlerine kapandığı süreçte adeta yağmacılara gün doğmuş.

Korona ile mücadele döneminde bazı ülkelerde ormanların korunması ve denetimi kısıtlı biçimde yapılabildiğinden ağaçların yok edilmesi ve ormanlık alana el konulması kolaylaştı ve de artmış anlaşılan! Belki Arjantin, Bolivya, Brezilya, Kolombiya, Peru, Orta Afrika Cumhuriyeti, Kamerun ve Malezya bizden çok uzakta ama kaderimiz üzerinde doğrudan etkileri var…  

Yani yeşili koruyalım, geleceğimizi kurtaralım gibi bir motto ile hareket etmeliyiz.